Stres, Mindfulness ve İyi Olma Hali

Mindfulness Türkiye - Mindfulness Nedir

Mindfulness teriminin kökeni 2500 yıl öncesinin Budist psikoloji dili olan Pali dilindeki Sati kelimesidir. Sati hatırlama, farkındalık ve dikkat anlamlarına gelir. Bu kavramın bir parçası olan ‘hatırlamak’, anılarla birlikte yaşamak anlamına gelmez. Anıları kabullenerek dikkati şu andaki deneyimlere yeniden yönlendirme anlamına gelir. İçinde yaşanılan zaman diliminde oluşan olayların farkında olma durumu ve dikkat, mindfulness’ın en yaygın tanımıdır.

Kişiler olaylara genelde şöyle tepki verir: İlk önce olayları beklenti veya hedeflerine göre iyi, kötü ya da yansız şeklinde yargılayıcı bir biçimde değerlendirirler. Bu tepkiler sıklıkla hafızadaki bağlantıları uyandıran geçmiş deneyimlerle şekillenir ve yargılamadan dolayı olay, önceden var olan bilişsel şemaların içine asimile edilir. Bu tarz bir işleme kişiyi geçmiş deneyimlere karşı hassas hale getirir. Bu eğilim stresli bir olayla karşılaşıldığında daha fazla anksiyete ve stres algısına ve bunlarla başa çıkmada daha zayıf performans gösterilmesine yol açar. Farkındalık çalışmaları da bireylere zihnin bu şekildeki çalışma yollarını göstermek için yapılır.

Araştırmalar, stres azaltmaya yönelik olarak mindfulness temelli müdahalelerin kullanılmasının psikolojik iyilik, ruhsal sağlık ve fiziksel sağlığa olumlu etki ettiğini göstermektedir (Shapiro, Warren Brown ve Biegel, 2007). Mindfulness’ın getirdiği önyargısız kabulleniş hali, kişinin yaşadığı problemlerle başa çıkmasına katkı sağlamaktadır. Son yıllarda yapılan araştırmalar mindfulness temelli stres azaltma yöntemlerinin, kişinin stres düzeylerini etkili bir şekilde azalttığını göstermektedir (Shapiro, Warren Brown ve Biegel, 2007). Kişi, ne düşündüğünün ve ne hissettiğinin farkına vardığı sürece, duygu-durumunu kontrol altına alması ve deneyimlediği stresi azaltması mümkün olmaktadır.

Stresle Baş Etmenize Yardımcı Olacak Mindfulness Çıktıları

  1. Bir duruma hemen tepki göstermezsiniz; bunun yerine, en iyi çözümü bulmak için “aklınızı” duraklatmak ve kullanmak için bir anınız olur.
  2. Vücudunuzun ihtiyaçlarına daha duyarlı olursunuz; ağrıları daha erken fark edebilirsiniz ve ardından uygun önlemleri alabilirsiniz.
  3. Başkalarının duygularının daha farkındasınızdır; duygularınızı tanıyıp onlara kulak verdikçe, karşınızdakini de rahatlıkla anladığınız için çatışmaya girme olasılığınız düşer.
  4. Kendinize ve başkalarına karşı bakım ve şefkat seviyeniz yükselir; bu şefkatli zihin sizi rahatlatır ve stres tepkinizi engeller.
  5. Farkındalık uygulaması beyninizin amigdala adı verilen kısmında aktiviteyi azaltır; amigdala stres tepkinizi göstermenin merkezinde yer alır, bu nedenle etkili bir şekilde arka plandaki stres seviyeniz azalır.
  6. Daha iyi odaklanabilirsiniz; böylece çalışmanızı daha verimli bir şekilde tamamlarsınız, daha iyi bir refah duygusuna sahip olursunuz ve bu stres yanıtınızı azaltır.
  7. Tutumunuzu strese geçirebilirsiniz; dikkat, stresli hissetmenin olumsuz sonuçlarını görmek yerine, stresin kendisi hakkında farklı düşünmek için alan sunar. Artan itkinin enerjinize nasıl yardımcı olduğunu gözlemlemek, vücudunuz ve zihniniz üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir.

    Sonunda, günümüze “dikkat etmenin” bu kadar basit, eski, pratik sanatının modern yaşamlarımızda stresi nasıl yönetileceğinin ötesine uzanan içgörüler sunabilir. Bize hayatımızın anlatısını oluşturan anlarla nasıl arkadaş olabileceğimizi öğretebilir. Ve sonuçta, Jon Kabat-Zinn’in söylediği gibi, “bize kendimizle nasıl arkadaş olabileceğimizi öğretebilir.